HABER

Yükseköğretim Perspektifinden Türkiye ve Balkanların Geleceği, ÇOMÜ’de Masaya Yatırıldı

Yükseköğretim Perspektifinden Türkiye ve Balkanların Geleceği, ÇOMÜ’de Masaya Yatırıldı
19.03.2019

Haber - Fotoğraf: Tuncay Ak

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Balkan ve Ege Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından; Yükseköğretim Perspektifinden Türkiye ve Balkanları Geleceği konulu panel düzenlendi. 

Troia Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süha Özden, ÇOMÜ’lü idareciler, akademisyenler ve öğrenciler katıldılar. 

Panelin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süha Özden; panel için şehrimize gelen konukların ÇOMÜ’nün Balkanlarda tanınılırlığı anlamında ciddi katkıları bulunduğunu belirterek “Biz üniversite olarak kendileriyle Yücel Hoca’mızın göreve başladığı 4 yıldan itibaren güzel ilişkiler içerisindeyiz. Çanakkale’ye, ÇOMÜ’ye Balkanlar’dan gelen öğrenci sayısında ciddi artış sağlandı. Üniversitemizde eğitim gören yabancı öğrenci sayımız 400’den 1600’lere geldi. Bundan büyük mutluluk duyuyoruz. Rektörümüz öncülüğünde Balkanlar’ı iyi çalışan bir üniversite olma hedefimizi yineliyoruz. Bunun için gayret gösteriyoruz” şeklinde konuştu. 

Panel moderatörü Doç. Dr. Aşkın Koyuncu; Balkanların siyasi atmosferinin her daim karışık olduğunu, Sırbistan’ın Sancak Bölgesi’nden panel için davetli Dr. Sulejman Ugljanin’in ülkede yaşanan sıkıntılar nedeniyle programa katılamadığını söyledi. 

Üniversitemizin Balkanlar’daki faaliyetlerine değinen Koyuncu; ülkemizin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda ÇOMÜ’nün eğitim, bilim ve kültür alanında Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olan Balkanlara açılan penceresi olmayı hedeflediğini söyledi. 

ÇOMÜ Olarak Balkanların Geleceğinde Yer Almak İstiyoruz

Balkanlarda Osmanlı’nın hala canlı olduğunu belirten Doç. Dr. Aşkın Koyuncu “Bulgar profesör Mari Todorov’un şöyle bir tesbiti vardır. Balkanlar’da Osmanlı mirası aramak boşunadır. Çünkü Balkanlar Osmanlı’nın bizzat kendisidir. Hakikaten bugün Balkanlar’ın hangi köşesine giderseniz gidin o ülkenin geçmişinde olduğumuzu görüyoruz. ÇOMÜ olarak Balkanlar’ın geleceğinde de yer almak istiyoruz. Bunun için hazırlıklarımızı yaptık ve sahaya indik. Rektörümüz Prof. Dr. Yücel Acer göreve geldiği andan itibaren 4 koldan bölgede eğitim, sosyal ve akademik alanda faaliyet yürütmekteyiz ” dedi. 

Panelde ilk olarak söz alan Tetova Devlet Üniversitesi Şarkiyat Bölüm Başkanı Prof. Adnan İsmaili; 18 Mart törenlerine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken “Şehitlikleri gezerken Saraybosna’dan, Yanya’dan, İşkodra’dan, Üsküp’ten şehitlere rastlayınca etkilenmemek, duygulanmamak mümkün değildi. Bize bu imkanı sağlayan ÇOMÜ’ye teşekkür ediyorum” dedi. 

İsmaili, Türkiye’nin Balkanlar’da eğitim faaliyetlerinin bir asırlık sekteyle çok geciktiğini ve bu gecikmenin nasıl kapatılacağının konuşulması, tartışılması ve çözüm yollarının bulunması gerektiğine değindi. 

ALSAR Vakfı Başkanı Mehdi Gurra ise Arnavutluk’tan Türkiye’ye okumak için gelen ilk öğrencilerden biri olduğunu ifade ederek “Türkiye cezbedici bir güce sahip. Türk eğitim sisteminin yüksek seviyesinden etkilenen Arnavutların her geçen yıl buraya daha ilgi gösterdiğini gözlemliyoruz ancak henüz işbirliğimiz istenen seviyede değil. Türkiye’de bu konuda ilgi eksikliğinin olduğunu söyleyebilirim. Yine yapılan faaliyetlerde de koordinasyonsuzluk var” şeklinde tesbitlerde bulundu. 

Gümülcine Türk Gençler Birliği Eski Başkanı ve halen aynı derneğin Eğitim Koordinatörlüğü görevini yürüten Dr. Koray Hasan da Batı Trakya’nın 550 yıl Osmanlı egemenliğinde kaldığını ve bunun sonucunda Türk İslam yurdu haline geldiğini kaydetti. 

Hasan; Hakları uluslararası anlaşmayla garanti altına alınmış tek Türk topluluğu olan Batı Trakya’da ilk Türk Lisesi’nin 1952’de açılan Celal Bayar Lisesi olduğunu belirtti ve şunları ekledi:

“Günümüzde Batı Trakya’dan en çok öğrencinin eğitim aldığı üniversiteler; Trakya Üniversitesi, ÇOMÜ, Namık Kemal Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi. Ben uzun vadede, bölgede istihdamı arttıracak girişimler olmadığı takdirde, Batı Trakya’dan olumsuz anlamda devam eden yoğun göçün devam edeceğini düşünüyorum. Eğer bu böyle devam ederse, Evladı Fatihan toprakları olan Batı Trakya, Yunanlıların yaşadığı bir bölge haline gelecek” .

Panelistlerin sunumlarının ardından soru cevap bölümü gerçekleştirildi. Program hediye takdimiyle sona erdi. 


Fotoğraf Albümü


Bu Haber 609 Kez Okundu