|
AMAÇ VE KAPSAM
“Üniversite” terimi, ilk defa 1088 yılında İtalya’da kurulan
“Bologna Üniversitesi” için kullanılmış olmasına rağmen, üniversitelerin tarihi
çok daha eskilere dayanmaktadır. Antik dönemde bazı düşünürlerin açmış oldukları
okullarda çeşitli konularda eğitim verilmekteydi. Ortaçağ’da İslam ülkelerinde
medreselerde, Avrupa’da ise manastırlarda ve kilise okullarında matematik,
mantık, felsefe, teoloji, güzel sanatlar ve tabii bilimler gibi dersler
verilmeye başlandı. Bu okullar uzun tartışmalardan sonra devlete ve dini
otoriteye karşı başkaldırarak özerk bir hal aldılar.
Çağdaş üniversiteler, 25 Mayıs 1998’de Sorbonne Deklerasyonu ile bilimsel
araştırma ve meslek eğitiminin yanısıra, Avrupa’nın düşünsel, kültürel, sosyal
ve teknik boyutlarının da yükseköğretim kapsamı içerisine alıp desteklenmesi
gerektiğini belirtmişlerdir. Bunu takiben 19 Haziran 1999’da yayınlanan Bologna
Deklarasyonu ile istikrarlı, barışsever, demokratik toplumların gelişmesi ve
güçlendirilmesinde eğitimde işbirliğin önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, farklı
kültürlere, dillere ve rasyonel eğitim sistemlerine saygı duyulması,
yükseköğretim de ülkelerarası işbirliği konusunda önderlik edilmesinin
gerekliliği belirtilmiştir.
İletişim ağlarıyla ülke sınırlarının ortadan kalkması, ulusal ekonomilerin
bütünleşmesi, kültürler arasındaki ilişkilerin artması sonucu gelişmeye başlayan
küreselleşme süreci, yalnızca yeni küresel olanakları değil, büyük küresel
sorunları da beraberinde getirmiştir. Küresel ısınma, küresel terör, küresel
yoksulluğun önlenmesi, bölgesel çatışmaların çözümlenmesi, dünya barışının
temini, kültürel mirasın korunması, küresel göçün yönetimi, eşitsiz gelir
dağılımının düzenlenmesi, eğitimde fırsat ve olanak eşitsizliklerinin
giderilmesi, çevre kirliliğinin önlenmesi gibi çabalarının yolu küresel düşünüp
küresel hareket etmekten geçmektedir. Küresel sorunlarının çözümü konusunda en
akılcı yolun küresel tepki ve küresel örgütlenmeler olduğu ve yerel ve ulusal
düzeylerdeki tepki ve örgütlenmelerin yeterli olmadığı da açıktır.
Dünyayı tehdit eden küresel sorunların her biri hızla çözülmeyi beklemektedir.
Küresel sistemde ulusal, uluslararası ve uluslarüstü kuruluşların sorunları
çözme konusunda yeterli derecede etkili veya hızlı olmadığı görülmektedir. Bu
nedenle, dinamik kadrolara sahip olan çağdaş üniversitelere büyük görevler
düşmektedir. Üniversitelerin meslek kazandırma, araştırma faaliyetlerinde
bulunma ve kamu hizmeti yürütme olarak belirtilen üç klasik işlevine yeni görev
ve hedefleri de eklemeleri gerekmektedir. Karşı karşıya bulunduğumuz bu
koşullarda, mevcut üniversitelerin daha geniş bir perspektif içinde kendilerini
tanımlamaları, küresel sorunlar konusunda deneyim ve bilgi birikimlerini
uluslararası düzeyde paylaşmaları, politikacıların karar vermesini
kolaylaştıracak veya sağlayacak projeler üretmeleri üniversitelerin içinde
bulunduğumuz evrene karşı bir sorumluluğudur.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak, yeni görev ve sorumluklarımızın
bilinciyle, sizleri dünyayı tehdit eden bu küresel sorunları incelemeye, çözüm
yollarını aramaya, bu konularda üniversitelerin yeni görev ve hedeflerinin neler
olması gerektiği, bu sorunların çözümünde üniversitelerin ne gibi görevler
üstlenmesi gerektiğini tartışmaya çağırıyoruz. Aristo’nun Academy’de
ders verdiği, “Politics” kitabını yazmaya başladığı yer olan Assos’un,
efsanevi antik şehir Troia’nın, I. Dünya Savaşı alanlarının bulunduğu tarihi
Gelibolu yarımadasının çevrelediği Çanakkale’de buluşmak üzere...
|