HABER

ÇOMÜ Sosyoloji Bölümü’nden Kamuoyu Araştırması

25.10.2011
Bu İçeriği Paylaş



Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü tarafından gerçekleştirilen ve mezun adayı öğrenciler için bir uygulama niteliğindeki “Çanakkale Survey” adlı araştırmanın ilk sonuçları Fen-Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. ÇOMÜ Sosyoloji Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ünal Bilir yönetiminde, 10-18 Ekim 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen araştırmanın Uygulamalı Sosyoloji dersi kapsamında ve öğrencileri reel çalışma koşullarına hazırlama amacıyla yapıldığı belirtilirken; araştırmanın son sınıf öğrencilerinden oluşan 38 kişilik bir ekip tarafından yapıldığı açıklandı. Araştırma Kepez Beldesi ve Çanakkale kent merkezinde yaşayan ve rastgele seçilen 397 kişi ile yüz yüze görüşmek suretiyle gerçekleştirilirken,  söz konusu araştırma projesinin tanıtımını yapan Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Erdem amacın  “halkla iletişimi sağlamak ve Çanakkale’nin sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel gündemine katkı yapmak” olduğunu söyledi. Araştırma sonuçlarını (araştırma sonuçları için tıklayınız)  basın mensuplarına açıklayan Sosyoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ünal Bilir ise araştırmanın amacını kısaca şu şekilde özetledi: “Dördüncü sınıflara okutmuş olduğumuz Uygulamalı Sosyoloji dersi var.  Bu dersin amacı öğrencilerin üç yıl, üç buçuk yıl boyunca öğrenmiş olduğu ne varsa bunun uygulamasını gerçekleştirmek. Biz öğrencilerimizi, simulasyonlarla yetiştirmek yerine, bire bir reel çalışma koşullarına onları alıştırmak için böyle bir proje yapmaya karar verdik” dedi.
 
Anket sonuçlarına ilişkin açıklamasında araştırma kapsamında olmasına rağmen “vatandaşların çalışmasını ve vatandaşlara karşı yaklaşımını beğenmediği resmi kurum veya kuruluşlara ilişkin sonuçları bilinçli olarak açıklamadıklarını” belirten Yrd. Doç. Dr. Ünal Bilir basın mensuplarının konuya ilişkin sorularını yanıtlarken “Bu konudaki sonuçları siyasi tartışmalara malzeme olabileceği kaygısı ile kamuoyuna açıklamayacaklarını, ancak talep gelmesi halinde sonuçları ilgili kurum yetkilileri ile paylaşabileceklerini” ifade etti. Üniversitelerin tarafsız ve objektif bir kurum olması gerektiğine dikkati çeken Ünal Bilir “Elbette siyasi bir algı oluşmasını istemiyoruz. Neden? Çünkü üniversite olarak konuşurken ve dile getirirken tarafsızlığımızı ve objektifliğimizi korumak durumundayız. Elbette biz bu sonuçları bulmakla,  yani tarafların hangi kurumdan rahatsız olduğunu bulmakla tarafsızlığımıza, objektifliğimize gölge düşmüş değil (…). Bilim adamı sadece bir gerçeği bulmak, gerçeği üretmek veya bir gerçeği formüle etmek ile sorumlu değildir. Aynı zamanda benim görüşüme göre bu gerçeği sorumlu bir şekilde kullanmak durumundadır (…).  Bazı kurumların aleyhine olabilecek sonuçları, kamuoyuna açıklamak yerine onlarla bire bir iletişim halinde (kendilerine) iletmenin bu sorumluluk ilkesine göre daha uygun düşeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Bu konudaki hassasiyetin yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Ünal Bilir,   “Açıkçası bu sonuçları kamuoyuna açıklamaktan ve kamuoyuyla paylaşmaktan bizim zerre kadar endişemiz yok. Çünkü yaptığımız çalışmanın sonuna kadar arkasındayız. Objektifliği ve bilimsel niteliği konusunda hiçbir kuşkumuz yok. Bunun savunmasını çok iyi yaparız. Ancak iyi niyetimiz ve sorumluluğumuz gereği ve Çanakkale’de kurumlar arası bir çatışma çıkartmamak adına böyle yapmayı uygun gördük” dedi.
 
 Açıklamasında vatandaşların Ç.O.M.Ü.’ye ilişkin görüşlerine de yer veren Ünal Bilir  “Hani bir atasözümüz var ya, iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırın diye.  Biz bu anlamda iğneyi büyük bir memnuniyetle kendimize batırıyoruz ve Çanakkale’nin yüzde 1’i (bizi) beğenmiyor şeklinde açık yüreklilikle söylüyoruz. Fakat hiç bir şekilde beğenilmeyen kurumların ismini burada açıklamayı doğru bulmuyoruz. Nedeni şu:  10 Ekim tarihli kamuoyuna yaptığımız açıklamada Çanakkale’deki bu araştırmayı yaparken Çanakkale’deki siyasal, yerel tartışmaların tarafı olmak istemediğimizi deklare ettik. Eğer isterlerse bu kurum temsilcileri ve yetkilileri ile biz bu sonuçları paylaşırız. Ama sorumluluğumuz gereği,  üniversite olarak, bağımsız objektif bir kurum olarak kamuoyuna şu kurumlar halk tarafından beğenilmiyor, istenilmiyor gibi bir yaklaşımla çıkmayı açıkçası sorumluluğumuz gereği olarak doğru bulmuyoruz” dedi.
 
 Yrd. Doç. Dr. Ünal Bilir araştırma sonuçlarının siyasi kesimlerde çok büyük tepkilere yol açabileceğine ilişkin bir soru üzerine de  “Arkadaşlar ben siyaset bilimi hocasıyım. Siyaseti konuşmadan siyaseti paylaşmadan herhangi bir şekilde siyasi aktör ve kurumları konuşmadan bu dersin nasıl işleneceği açıkçası benim fantezimi zorluyor. Ben eğer bir siyaset bilimi hocasıysam benim malzemem, üzerinde çalışacağım, yapacağım deney ve maketin malzemesi siyasettir. Siyasal kurumlar ve aktörlerdir. Bunun dışında elbette kamuoyundan bir tepki gelirse bu tepkinin muhatabı ne üniversite ne de öğrencilerdir. Çünkü projenin sorumlusu benim, dersin hocası benim. Dolayısıyla bu tepkileri ben göğüsleyeceğim. Tepkilerin gelmesi açıkçası beni hiçbir şekilde korkutmuyor. Yeter ki düzeyli bir şekilde amaç dışına taşmayacak tarzda bir araya gelelim konuşalım. Dolayısıyla ben eleştirinin varlığından değil tam tersine yokluğundan kaygı duyarım” dedi.
 
Gazetecilerin konuya ilişkin olarak görüşlerine başvurduğu Rektör Vekili Prof. Dr. İbrahim Kaya ise “Üniversitelerin “halk için bilim” anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini ve toplumsal konulara eğilmelerinin önemini hatırlatırken; bilim insanlarının fildişi kulelerinden çıkmaları ve üniversitelerin ortaçağın manastırları haline dönüşmemesi gerektiğini” vurguladı. “Araştırmaya emeği geçen herkese teşekkür ettiğini” ifade eden Prof. Dr. İbrahim Kaya  “en çok teşekkürü Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin hak ettiğini” söyledi. Kaya, anketörlerin alanda karşılaştığı güçlüklerden bahsederek “Anket yapmış biri olarak, sokakta insanlarla görüşmenin onların duygu ve düşüncelerini öğrenmeye çalışmanın Türkiye’de ne kadar zor olduğunu bilen bir insanım, o zorluğu da o arkadaşlarımız yaşadılar. Eminim anket yaptıkları kişilerden bir kısmı kendilerine çok kızmıştır, bir kısmı belki de cep telefonlarını çalmak istemiştir, arada birçok sürpriz diyaloglar da olmuştur” şeklinde konuştu. Çanakkalelilerin söz konusu araştırmada “kültür-sanat ve hastane alanında istekte bulunmalarının sevindirici olduğunu ve bu alanda Üniversitenin attığı adımların doğruluğunu ortaya koyduğunu belirten İbrahim Kaya, ankette “en beğenilen kurumlar” arasında Üniversite’nin 6. Sırada çıkmasına ilişkin olarak da kısa bir değerlendirme yaptı.  “Üniversite diğer kurumlar gibi halka doğrudan hizmet sağlayan bir kurum değil. Dolayısıyla sonuç şaşırtıcı değil” diyen Prof. Dr. İbrahim Kaya  “Buna rağmen özeleştiri yapmalıyız. Demek ki Ç.O.M.Ü.’yü duyurma, farkındalık oluşturma konusunda yeterince başarılı olamamışız. Biz anketten dersimizi çıkardık bu alanda daha çok çalışmalıyız” dedi.  Yol ve altyapı konusundaki bir soru üzerine Çanakkale’nin gelişen bir kent olduğunu ve haliyle altyapı yatırımlarına daha çok ihtiyacı olduğunu belirten Rektör Vekili Prof. Dr. İbrahim Kaya “Bu alan sadece yerel yönetimlerin sorumluluğunda değil. Merkezi yönetim de önemli bir bütçe aktarmalı. 2015 Çanakkale Ajansı bu alanda yardımcı olabilir” dedi.  Kaya, “altyapı yatırımları gerçekleştirilirken bir miktar sabırlı olmalıyız” diyerek “Kordon yapılırken biraz zorluk çektik, ama bittikten sonra çiçek gibi oldu” dedi.
 
Araştırma kapsamında vatandaşlar tarafından altı çizilen sorunların çoğu kez öğrenciler tarafından da kendilerine iletildiğini belirten Rektör Vekili Prof. Dr. İbrahim Kaya “Uygulamalı Sosyoloji” dersi bağlamında böylesi bir çalışma yaptıkları için Sosyoloji Bölümü dördüncü sınıf öğrencilerine ve öğrencilere gerçek bir basın toplantısı deneyimi yaşatan gazetecilere teşekkür etti.
 

Konuyla ilgili fotoğraflara ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız.


Bu Haber 403 Kez Okundu