HABER

ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde Nükleer Tıp Tetkikleri Başarı İle Uygulanıyor

20.06.2011
Bu İçeriği Paylaş
ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde Nükleer Tıp Ünitesinde kullanılan “Gama Camera” adlı cihaz bölgedeki tek cihaz olma özelliğini taşıyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Ünitesi Uzmanı Dr. Semra Özdemir, Nükleer Tıbbın, hastalıkların teşhis ve tedavisinde radyoaktif maddeleri kullanılan bir bilim dalı olduğunu belirtirken, kullanılan radyoaktif maddelerin insan vücuduna verilebilecek şekilde özel laboratuvarlarda hazırlandığını ve bu maddelerin hiçbir alerjik ve yan etkisi olmadığını ifade etti. Uzm. Dr. Semra Özdemir, ilerleyen tıp teknolojilerine paralel olarak Nükleer Tıbbın kroner kalp hastalıkları, troid hastalıkları ile bazı tümor rahatsızlıkları başta olmak üzere birçok hastalıklığın tanı ve tedavisinde her geçen gün artan bir oranda uygulandığını belirtirken Nükleer Tıbbın başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesinin yanı sıra, bir çok hastalıkta hasta için son derece kolay ve rahat tedavi olanağı sağladığını ifade etti. Özdemir, Nükleer Tıp Ünitelerinde tüm organ tetkiklerinin yapılabildiğini vurgularken, "Kalp, beyin, akciğer, böbrek, karaciğer, troid, paratiroid, kemik sintigrafileri, özelikle çok sık kullanılan ve ihtiyaç duyulan tetkikler. Kroner kalp hastalıklarında, özelikle kardiyolojiye çok yardımcı bir dalız. Kalp sintigrafisi anjiyo öncesi ve sonrasında, bypass öncesi ve sonrasında, hastaların değerlendirilmesinde hastaya acı veya zarar vermeyen bir teknik" diye konuştu. Nükleer Tıbbın özellikle triod hastalıklarında hastalara ağrısız ve ameliyatsız bir şekilde tedavi olma şansı sunduğunu ifade eden Özdemir, "Troid hastalıklarının tedavisinde iyot-131 dediğimiz radyoaktif bir tedavi ilacımız var. Özellikle hipertroid kanserlerinde kullandığımız bir ajan. İyot-131 spesifik olarak guatrda troid bezinde tutulduğu için istediğimiz dozda kullanarak, hipertroidi ya da troid kanseri hastalarının fazla çalışan ya da tümoral dokusunu yok edecek düzeyde dozlar vererek, bu hastaları ameliyatsız bir şekilde o dokularının yok edilmesini veya da fazla çalışmasını engelleyebiliyoruz" dedi. Uzm. Dr. Semra Özdemir hastaların Nükleer Tıp tetkiklerindeki radyasyon dozundan ürkmemeleri gerektiğini özelikle vurgularken tanı ve tedavi aşamasında uygulanan dozların bütün dünyada uygulanan dozlar ve tetkikler olduğunu belirterek, "Hastalarımızın çekinmemelerini özellikle belirtmek istiyorum. Çünkü bu dozlar bütün dünyada uygulanan dozlar ve tetkikler. Bugüne kadar herhangi bir sıkıntı bildirilmedi yapılan çalışmalarda. Hem Nükleer Tıp bölümünde çalışan insanlar da, hem Nükleer Tıp tetkiklerini yaptıran insanlarda normal kişilerden olan durumdan daha fazla bir risk belirtilmemiş" diye konuştu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Murat Coşar'da Nükleer Tıp Ünitesi hakkında şunları söyledi. “Hastanemizde 2 ay önce hizmete soktuğumuz Nükleer Tıp Ünitemizde kullandığımız 'Gama Camera' bölgemizde bulunan tek cihaz olma özelliğini taşıyor. Yönetime geldiğimiz üç aydan beri Nükleer Tıp Ünitemize epey önem verdik. Daha iyi hizmet için, Atom Enerjisi Kurumu ile protokoller imzaladık. Ünitemizde, kalp krizi geçiren hastalar, guatr rahatsızlığı olanlar, bir yerinde tümor olan hastaların tanı ve tetkiklerini yapıyoruz. Bundan sonraki hedefimiz Gama Camera'nın ve Nükleer Tıp Ünitesi'nin Biga Yarımadası ve bölgede bilinirliliğini artırarak, buraya ciddi bir hasta akışı sağlamak. Böylelikle hastaları Bursa, İstanbul ve İzmir yolllarından kurtarmak. Hedefimiz bölge insanına modern sağlık hizmetini vermektir”. Konuyla ilgili fotoğraflara bakmak için aşağıdaki linki tıklayınız.


Bu Haber 486 Kez Okundu