HABER

Açık Renkliyseniz Cilt Kanserine Dikkat

17.02.2011
Bu İçeriği Paylaş
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zerrin Öğretmen, esmer tenlilerin daha geç yaşlandığını, açık renk tene sahip olanların ise cilt kanseri riski taşıdıklarını belirtti. Cilt rengi ile hastalıklar arasında ilişkiye dikkat çeken Doç. Dr. Öğretmen, güneş altında çok durmanın ise yaşlanmayı beraberinde getirdiğini vurguladı. Doç. Dr. Öğretmen, deniz kenarında oturan kimselerin ise güneşin daha çok yansımasından kaynaklı yaşlık belirtilerinin artacağını belirtti. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi, Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, insanların cilt renklerinin çeşitli özelikler içerdiğini ifade etti. Doç. Dr. Öğretmen toplumda bilinen esmer, sarışın ve kumral ten renklerinin ötesinde bilimsel olarak 6 tip cilt rengi olduğunu söyledi. Açık Renk Tenliler Cilt Kanserine Daha Yatkın Ten renklerinin farklığıyla birlikte özelliklerinin de farklık taşıdığını kaydeden Doç. Dr. Öğretmen, “Deriye renk veren hücrelerdir. Hücrelerde ten rengine göre farklı salgılar yapmaktadır. Buna göre zenci gibi koyu renk tene sahip olanların yaydığı salgılar nedeniyle cilt kanseri olma riskleri çok düşüktür. Açık renk tenliler ise cilt kanserine daha yatkındır.” dedi. “Esmerler Lekeli, Kumral Ve Sarışınlar Çilli” Farklı ten renklerinin farklı özelikler taşıdığını aktaran Doç. Dr. Öğretmen, esmer tene sahip kişilerin leke oranlarının daha fazla olduğu söyledi. Kumral ve sarışın gibi açık renk ten sahiplerinde ise çil oranının esmerlere nazaran fazla olduğunu kaydeden Doç. Dr. Öğretmen açıklamasında şunları aktardı: “Her ne kadar esmerler de daha çok leke de olsa esmerler daha geç yaşlanıyor. Açık renk tene sahip olan bireylerde ise yaşlanmanın daha hızlı olduğu saptanmaktadır. Bütün bunlarda cildin direncinin ve başka etmenlerinde etkisi vardır.” Güneşte Kalanlar Çabuk Yaşlanıyor Doç. Dr. Zerrin Öğretmen, insanların sürekli güneş ışınlarına maruz kaldığını da söyleyerek, güneşin cilt için zararlı ışınlar ilettiğini vurguladı. İnsanların bazen olması gereken görünümlerinden daha yaşlı gösterdiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Öğretmen, sözlerini şöyle sürdürdü “İnsanlar bazen olması gereken yaştan daha genç veya daha yaşlı görünebiliyor. Şüphesiz bunda kentte veya kırsalda yaşaması, aldığı besinler, zararlı yiyecek ve içecekleri kullanması çok etkili. Fakat bununla birlikte çok çok etkili olan şey güneş ve yaydığı ışınlardır. Güneşin yaydığı ultraviyole a ışınları yaşlanmayı doğurmaktadır. Ultraviyole b ışınları ise yanıklar meydana getirmektedir. “ Ne Kadar Güneş O Kadar Yaşlılık Doç. Dr. Öğretmen, açıklamasında, güneşten korunmanın yaz ve kış her zaman lazım olduğunu, güneşten korunmanın doğuştan başlaması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Öğretmen “Hayatınızın ilk 20 yılında ne kadar güneş ışığına maruz kalmışsanız ilerde o kadar yaşlanırsınız. Bu durum, beraberinde cilt kanseri olma riskinizi de artırır. Birden güneşe çıkmak ve uzun süre güneş altında kalmak sağlıksız bir durumdur. Kışın bile güneş zararlı olabilmektedir. Yazın 15 dakika da aldığınız güneş ışığını kışın 1 saatte alırsınız. Kış güneşi zararsız değildir.”dedi. Deniz Kenarında Yaşayanlar Dikkat! Doç. Dr. Zerrin Öğretmen, özelikle bulunulan yerin yaşlanmada önemli olduğunu belirtti. Dermatoloji uzmanı öğretim üyesi yüksek yerlerde oturanların güneş ışınlarına önemli ölçüde maruz kaldığını kaydederken, aynı riskin deniz kenarında oturanlar da olduğunu belirtti. Doç. Dr. Öğretmen “Deniz, güneşin ışığını önemli ölçüde yansıtmaktadır. Özelikle deniz kenarında oturanlar bu ışınları önemli ölçüde maruz kalmaktadır. Bu sebeple özelikle deniz kenarında oturanlar korunma kremlerini yaz ve kış sürekli kullanmalıdır. Dikkat edilmemesi durumunda bu durum ilerde cilt kanserine kadar gidebilmektedir” dedi. Haber ile ilgili fotoğraflara aşağıdaki internet adresinden ulaşabilirsiniz.


Bu Haber 322 Kez Okundu