HABER

Biyoteknoloji ve Gen Bilimleri Topluluğu Tarafından “GDO Gerçeği” Konulu Konferans Düzenlendi

06.12.2009
Bu İçeriği Paylaş
Biyoteknoloji ve Gen Bilimleri Topluluğu tarafından 5 Aralık 2009 Cumartesi günü saat 15:00’te H. İbrahim Bodur Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde “GDO Gerçeği” konulu bir konferans verilmiştir. Üniversitemizin Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hakan TURHAN’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferansta genetiği değiştirilmiş ürünler hakkında bilgi verilmiştir. Doç Dr. Hakan TURHAN, GDO’ların biyoteknoloji biliminin son ürünü olduğunu ifade ettiği konferansta sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) tanımına göre GDO, genetik yapısına (DNA) doğal olarak oluşmayacak şekilde değiştiren organizmalar olarak tanımlanmaktadır. Tek bir gen veya genlerin bir organizmadan alınıp diğer bir organizmaya tür sınırlaması olmaksızın aktarılmasıdır. Tüm canlılar (bazı virüsler hariç) DNA içermesine rağmen, DNA’daki genetik şifre her türe hatta tür içindeki bireylere göre farklılık gösterir. İşte kaygı uyandıran nokta uzak türler arasındaki bu gen transferidir. GDO’lar biyoteknoloji biliminin bir ürünü olup aslında yaşamımızın birçok alanında kullanılmakta ve kullanım potansiyeline sahiptir. Örneğin şeker hastalarının kullandığı insülin genetiği değiştirilmiş bakteriler kullanılarak ürettirilmektedir. Yine çok sayıda aşı ve enzimler genetiği değiştirilmiş organizmalar kullanılarak ürettirilmektedir. İlk kez 1994 yılında ticari olarak patentlenen domates ile başlayan transgenik ürünlerin üretimi 25 ülkede 125milyon hektarı aşmıştır. GDO’lar ülkemizde 26 Ekim 2009 tarihinde çıkan bir yönetmelikle gündeme gelmiş ve tartışılmaya başlanmıştır”. Doç. Dr. Hakan TURHAN, genetiği değiştirilmiş ürünlerin geliştirilmesinin başlıca nedenlerinin, verim ve kazancı arttırmak, kimyasal kullanımını azaltmak, doğal kaynaklardan daha iyi yararlanmak, gıdaların besin değerini düzenlemek, canlılara ikincil metabolit ve ilaç hammaddelerini ürettirmek olarak sayılabileceğini belirtti. Doç. Dr. Hakan TURHAN, bu olumlu yaklaşımlara rağmen kaygı duyulan noktaların da mevcut olduğunu belirttiği konuşmasında bunların, çevre ve biyolojik çeşitliliğe olası olumsuz etkileri, gıda ve sağlık, etik (ahlaki), ekonomik ve teknik sorunlar şeklinde ifadelendirilebileceğini söyledi. Doç. Dr. Hakan TURHAN, GDO’lu ürünlerde yapılan testlerin diğer ürünlere kıyasla çok daha kapsamlı olması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından en azından uygulanan testler açısından güvenli olduğu sonucuna varılmış olduğunu da ifade etti. Doç. Dr. Hakan TURHAN sözlerini şöyle sonlandırdı: “Şu ana kadar mevcut GDO’ların kısa dönemde herhangi bir olumsuz etkisinin görülmemesine rağmen uzun dönemde bu durumun ne olacağı konusunda kaygılar hala devam etmektedir. Bu kaygıların giderilmesi için daha kapsamlı ve uzun dönem çalışmalarının yapılması ve bir bilim kurulu tarafından halkın bilgilendirilmesi uygun olacaktır. Bu şekilde bilimsel temeli olmayan spekülasyonların da önüne geçilmiş olacaktır”. Haber ile ilgili fotoğraflara aşağıdaki internet adresinden ulaşabilirsiniz.


Bu Haber 409 Kez Okundu