HABER

VI. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi Yapıldı

26.10.2009
Bu İçeriği Paylaş
Üniversitemiz Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından organize edilen ''6. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi'' gerçekleştirildi. Üniversitemiz Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından organize edilen ''6. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi''’nin bu yılki ana teması “sosyal girişimcilik” olarak belirlendi. Troia Kültür Merkezinde gerçekleştirilen açılış töreni Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tanıtım filmi ve müzik dinletisi ile devam eden tören kapsamında açılış konuşmasını yapan kongre dönem başkanı Yrd. Doç. Dr. Esra DEMİRCAN kongrenin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini sunduğunu ifade etti. Açılış konuşmaları çerçevesinde SOBİAD Başkanı Prof. Dr. Çoşkun Can AKTAN'da konuştu. Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kazım KİRTİŞ ise toplumsal kalkınma için STK’lar ile sürekli işbirliği içinde olduklarını belirterek; “ Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öncülüğünde bu yıl 6.’sını gerçekleştirdiğimiz uluslararası sivil toplum kuruluşları kongresinin ana temasını sosyal girişimcilik olarak belirledik. Kongrede uluslar arası bilim adamlarını katımı ile bu yıl sosyal girişimcilik konusunu hep birlikte masaya yatıracağız” dedi. Konuk üniversite rektörleri arasında yer alan Melikşah Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reşit ÖZKANCA, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M.Niyazi ERUSLU, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İnci VARİNLİ, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nizamettin ŞENKÖYLÜ ve Silesian Üniversitesi Rektörü Doc. Ph Dr Rudolf ZACEK açılış konuşmaları dahilinde duygu ve düşüncelerini aktardılar. Açılış konuşmaları dahilinde söz alan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir ise STK'ların günümüzde, başta ABD ve AB'de olmak üzere, tüm dünyada yaşamın tüm alanlarında etkili bir dinamik olarak faaliyetlerde bulunmakta olduklarını söyledi. Akdemir STK’ların farklı bir çehrede bulunduklarını kaydederek; “ Başlangıçta kamu kurumlarına, devlete ve politikacılara eleştiriler getirmek, haksızlığa direnmek, yoksullara, güçsüzlere yardım sağlamak ve dayanışma içinde bulunmak için beliren STK'lar, çok farklı bir çehreye bürünmektedirler. Yoksulluğun önlenmesinden işsizliğe; altyapı yatırımlarından kalkınmaya; demokrasinin geliştirilmesinden uygarlığa; tepki gösterilerinden yasal düzenlemeye; fakirliğin önlenmesinden zenginliğin paylaşılmasına; yetersiz beslenme ve sağlık koşullarından kaliteli sağlık hizmetine; çevre kirliliğinin önlenmesinden iklim değişimine kadar neredeyse tüm alanlarda düşünce beyan etmektedirler. Bugün STK'ların ulaştığı büyüklük ve üstlendikleri misyonlar devlet ve özel sektörle rekabet edecek niteliktedir. 2004 yılından itibaren STK'lar Kongresi düzenlenmeye başlanmış ve aralıksız her yıl düzenlenmiş ve bu yılki STK'lar Kongresi'ne ulaşılmıştır. Bu yılki tema “Sosyal Girişimcilik” olarak belirlenmiştir. Yoksulluğun giderilmesi, kalkınmanın sağlanması, bölgesel kalkınmanın sağlanması için geliştirilen bir stratejidir girişimcilik. Toplumun bir kısmını üretilen üretim, ticaret ve girişimcilik projeleriyle girişimciliğe, iş kurmaya yönlendirme projelerine sosyal girişimcilik denilmektedir. Yoksulluğu, işsizliği, kadınları, engellileri, bir yörede yaşayan insanları girişimci yapmaktır sosyal girişimcilik. Yaklaşık 80 bildiri oturumlarda sunulacaktır. Yanı sıra kamu ve özel sektör için insan kaynağı, yönetici, araştırmacı girişimci yetiştirmeyi misyon edinmiş olan üniversitemiz; girişimci yetiştirmeyi, STK'lar için de insan kaynağı, yönetici, araştırmacı yetiştirmeyi de misyon edinmiştir. Biga İ.İ.B.F.'ye STK'lar adlı bir bölümün açılması için YÖK'e başvuruda bulunmayı planlamaktayız” dedi. “ STK’lar Birer Toplumsal Aktördür” Kongrede açılışında konuşan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “ 1990’lı yıllardan başlayarak ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmelerle; sorularına yanıt, sorunlarına çözüm arayan kişi ve grupların, çözüm üretmek üzere bir araya gelmeleriyle oluşan sivil toplum kuruluşları, seçtikleri alanlarda aktif olarak çalışarak, bu alanlarda yaşanan toplumsal sorunların çözüm sürecine olumlu etkiler yapmış ve karar süreçlerinde önemli bir role sahip olmuşlardır. Bu sürecin başarıyla gerçekleşmesinin en önemli nedeni sivil toplum kuruluşlarının örgütlü olmasıdır. Sivil Toplum Kuruluşları devlet-yerel yönetim ve özel sektörden sonra dördüncü bir toplumsal aktör türü, bir güç olarak ortaya çıkmış, aynı zamanda temsili demokrasiden katılımcı demokrasi anlayışına geçiş ve bu anlayışın yerleşmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Temsili demokrasinin artık miladını doldurup, sürekli değişen ve gelişen taleplere yanıt vermekte yetersiz kalması ile, bir arada yaşayan farklı görüş ve eğilimlerin karar alma sürecine eklenmesi olan “yönetişim” kavramı doğmuş ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de tercih edilen model olmuştur. Ve yönetişim anlayışı beraberinde; saydamlığı, hesap verilebilirliği, katılımcılığı, yerinden yönetim anlayışını getirmiştir. Tüm bunlar örgütlü bir toplumun demokrasiye olan katkılarıdır. Çanakkale dendiğinde bu örgütlü yapılanmanın, sivil toplum kuruluşları etrafında toplanmanın iyi örneklerini görürüz. Bu kentin hemen akla geliveren denizi, rüzgarı gibi doğal güzellikleri, savaşlara sahne olmuş boğazı, kaleleri ile tarihi öneminin yanında, tüm bu değerlere değer katan, kültürünü koruyan, geliştiren, yaşatan aktif yurttaş duyarlılığı en öne çıkan özelliklerindendir” dedi. Gökhan sivil toplum kuruluşlarının ciddi çalışmalar içinde olduğunun altını çizerek şöyle konuştu; “Kentimizde elini taşın altına koyan, çözümün bir parçası olma adına gönüllü olan sivil aktörlerin başardığı çok ciddi çalışmalar mevcuttur. Onlar, kentin Koruma İmar Planı’nın hazırlanmasına öncülük etmekle kalmadılar, kentte tarihi dokunun korunması anlayışını geliştirip, kent politikalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmesine de ciddi katkılar sundular. Bugün bizi ülkemizde koruma adına çok önemli işlere imza atan Tarihi Kentler Birliği’nin kurucu üyeliğine götüren süreç, bu sosyal girişimin bir uzantısıdır. Kentte mevcut sosyal girişim damarını besleyen, sürekli diri tutan bu anlayış sahipleri, beraberinde katılımcılık anlayışını geliştirip, yaygınlaştırmakla kalmadılar, katılımcılığın süreklileşmesi ve kurumsallaşması için Çanakkale Kent Konseyi’nin kurulmasına da en çok emek ve zaman verenlerden oldular. Bu süreçte ortaya çıkan değer İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Kent Konseyleri Yönetmeliğine de yansıdı. 2006 yılında çıkan Yönetmelik ile bunun 2009 yılında değiştirilen hükümlerinin, 2002 -2004 yılları arasında hazırlanan Çanakkale Kent Konseyi Tüzüğü ile benzerlikleri oldukça fazladır. Bu benzerlik kendiliğinden olmadı, Çanakkale deneyimi ve birikiminin ulusala taşınması ile oldu. Kent Eylem Planı Çanakkale’deki sosyal girişimciliğin zirvelerinden birisidir. Çanakkale’de yaşayan her 70 kişiden birisi, farklı nitelik ve nicelikte olmak üzere kentin gelişmesi ile ilgili katkı yaptı. Bu katkıların maksimuma ulaştığı nokta Kent Eylem Planı koordinasyonunu yapan ve sekretaryasını yürüten Çanakkale Yerel Gündem 21 ile Kent Eylem Planı sürecindeki katkıları ete kemiğe büründüren Eşgüdüm Komitesidir” şeklinde konuştu. “Üniversiteler Ekonomiye Katkı Sağlamalıdır” YÖK Başkanı Prof Dr. Yusuf Ziya ÖZCAN ise üniversitelerin ekonomiye katkı sağlaması gerektiğine dikkat çekerek; “ OECD ve Dünya Bankası gibi kuruluşların son zamanlarda üniversitelerin fonksiyonları ile ilgili yayınlarına bakarsanız, orada sık sık ‘bulunan ülkenin ekonomisine katkı’ diye bir fonksiyondan bahsedilir. İşte üniversitelerin girişimciliği bu noktada işin içine giriyor. Biz üniversiteler olarak ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmak zorundayız. Bu Türk üniversitelerinde pek oturmuş bir görüş değildir. Hepimiz bunu konuşuruz. Ancak bunu ne kadar gerçekleştirdiğimiz ortadadır. Acaba gerçekten Türk üniversiteleri girişimcilik ruhuyla bulundukları toplumların problemlerini halletmeye katkıda bulunuyorlar mı? Bu sorunun cevabı evettir. Yeterli mi? Bu sorunun cevabı da ‘Hayır’dır. İki örnek vermek istiyorum. Bu örnekler ülkemiz için hayati örneklerdir. Bunlardan bir tanesi ziraat dalından gelecek. Ziraat dalında ülkemizde özellikle tohumculuk alanında maalesef üniversiteler tarafından böyle bir katkı yapılmamaktadır. Hepimizin bildiği gibi 1 kilogram tohum, 1 kilogram altından daha pahalıdır. Türkiye korkunç miktardaki paraları sadece tohum alabilmek için İsrail’e ve ABD’ye transfer etmektedir. Eğer üniversiteler gerçekten bu toplumun dertlerine çare olacaksa bu konuya el atmalıdır. Ancak bakıyorsunuz üniversitelerimizde bu konuda bir faaliyet yok. Göz göre göre hiç kimse bu meseleye değinmemektedir” diye konuştu. “Üniversiteler Girişimcilik Konusunda Kötü Not Alabilirler” Üniversiteler olarak birçok konuda gerekli çalışmayı yapmadıklarını itiraf eden YÖK Başkanı Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üniversiteler yaptıkları çalışmalarda girişimcilik konusunda çok kötü not alabilirler. Bugünlerde ülkemiz çok ciddi bir krizden geçiyor. Krizin en büyük vurucu tarafı da işsizliğin artması. İşsizlik, tarihimizde görülmemiş oranlarda artış gösterdi. Bu sadece bizde artmadı. Dünyanın başka ülkelerinde bizden çok daha fazla arttı. Bizdeki artış hiç de öyle affedilir bir artış değil. Peki niye bu kadar arttı? Türk toplumu acaba krizden etkilenip bütün iş imkanlarını kapattı mı? Hayır kapatmadı. Esasında işsizliğin ana sebebi gençlerimizin meslek sahibi olmamasıdır. Gence soruyorsunuz, ‘Ne iş yaparsın?’ diye, ‘Her işi yaparım’ diyor. Bu demektir ki o hiçbir şey yapamıyor. Peki üniversiteler ne yapıyor? Acaba üniversiteler şöyle bir gayret içinde midir? Ülkemizde sayıları epeyce fazla olan liseyi bitirmiş fakat üniversiteye girememiş, iş arayan ancak bulamayan genç var. Acaba biz üniversitelerde cumartesi ve pazar günleri, yazları, geceleri bu gençlerimize ayırıp bunlara birer mesleki sertifika kazandırmak istiyor muyuz? Böyle bir faaliyet var mı? Maalesef böyle bir faaliyetimiz yok” dedi. 3 gün süren kongrede 80’e yakın bildiri sunuldu. VI. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi albümüne ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız.


Bu Haber 439 Kez Okundu