HABER

Üniversitemiz 2009-2010 Akademik Yılı Açılış Töreni Yapıldı

06.10.2009
Bu İçeriği Paylaş
Üniversitemiz 2009-2010 Akademik Yılı Açılış Töreni, Troia Kültür Merkezi’nde yapıldı. Törene katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, tören öncesi Terzioğlu Yerleşkesi'nde yaptırılan hayır sever Hüseyin Akif Terzioğlu'nun büstünün açılışını yaptı. Törene, Vali Abdülkadir Atalık, AK Parti Çanakkale milletvekilleri Mehmet Daniş ve Müjdat Kuşku, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Başsavcı Fevzi Ardıç, Rektörümüz Prof. Dr. Ali Akdemir, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Açılış töreni saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başladı. Türk müziği dinletisiyle devam eden programda öğrenciler adına Öğrenci Temsilciler Kurulu Başkanı Abdullah Veli Uslu, Topluluklar adına ise Gizem Acar konuşma yaptı. Törende ayrıca Doç. Dr. Nurettin Şahiner ise ‘Nano Teknolojideki Gelişmeler ve ÇOMÜ’ konulu sunum gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Ali Akdemir ise şunları ifade etti: “Akademik Yılı Açılış Törenleri, üniversiteler için yeni bir milat demektir, yeni bir başlangıç demektir, eskiden farklı olmaya bir kez daha çalışmak demektir. Bu nedenle, her yıl yinelense de açılış törenleri bizlere heyecan ve coşku verir. Katılımınızla bu yılki coşku ve heyecanımızı artırdığınız ve son dört günde 2 kez Çanakkale’ye gelme zahmetine katlandığınız için ÇOMÜ topluluğu adına sizlere içtenlikle teşekkür ediyorum. ÇOMÜ bugün 9 Fakültesi,2 Enstitüsü, 5 Yüksekokulu, 11 Meslek Yüksekokulu, 1 Konservatuarı, 18 Araştırma Merkezi, 26.000’i aşan öğrencisi, 1.100 öğretim elemanı, 900 idari kadrosuyla Çanakkale için, ülkemiz için, üniversite topluluğu için bir değerdir. 1992 yılında kurulan Üniversiteler arasında bütçe büyüklüğü olarak son 3 yıldaki artışlarla orta sıralara gelmiş bulunmaktayız. Son üç yıldaki artışlarla ÇOMÜ bugün teknik donanım, laboratuar tesis etme, fiziki yapılanma projeleri için gerekli fonları kamu kaynaklarıyla sağlayabilme noktasına gelmiştir. Bunun başarılmasında katkıları olan başta TBMM’ye, Maliye Bakanlığı’na, DPT’ye, yöre milletvekillerine teşekkür ediyorum. Aynı durum kadro tahsisi için de geçerlidir. Akademik yapılanma ve ilerlememiz için gereksinim duyduğumuz kadroları alabilmekteyiz. Katkı veren TBMM’ye, Maliye Bakanlığı’na, YÖK’e teşekkürlerimi sunuyorum. ÇOMÜ kendisine tahsis edilen kaynakları rasyonel kullanma, verimli kullanma, kaynak yaratma, olanaklarını üniversite ve kamu yararı için değerlendirme konusunda da üst sıralarda yer almaktadır. Son 3 yılda; Tıp Fakültesi ve Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Eğitim Fakültesi Ek Binası, Fen- Edebiyat Fakültesi Ek Binası, Kapalı Spor Salonu, Biga Kapalı Spor Salonu, Biga Entelektüel Etkinlik Merkezi, Lapseki MYO, Bayramiç MYO, Dardanos Yerleşkesi Yıldız Blokları binaları tamamlanmıştır. Bu kalıcı binaların gerektirdiği laboratuar, teknik donanım tesisi de ivedi olarak sağlanmıştır. Bu yıl ve gelecek yıl Yarı Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu, Dardanos Yerleşkesi Sosyal Tesisleri, Ezine MYO, Gökçeada MYO, Gelibolu MYO, Gökçeada Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Güzel Sanatlar Fakültesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Y.O., İlahiyat Fakültesi, Enstitüler, Merkezler, Sağlık Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Mühendislik- Mimarlık Fakültesi dersliklerinin inşaatlarına başlanılacak ve 2010 yılında tamamı tamamlanacaktır. Gerçekleştirilecekler listesi kabarık görülebilir, ancak gerçekleştirilenler listesi de oldukça kabarıktır. Üniversitenin bilimsel yetkinliği, yeterliliği gelişmektedir. 139 üniversite arasında uluslararası yayınlar arasında 11. sıradayız, gelecek 10 yıl içerisinde her değişken açısından da ilk 10 üniversite arasında olmak konusunda bir vizyona sahip olduğumuzu söylemeliyim. Bu nedenle, öğretim üyelerimize tam destek vermekteyiz. BAP çerçevesinde sağlanan destek dökümü şöyledir: Son yıllara göz atıldığında 2006 yılında 50, 2007 yılında 89, 2008 yılında 75 ve 2009 yılında 145 desteklenmiş olup, desteklenen proje sayısında belirgin bir artış gözlenmiştir. Bu artış doğal olarak bütçe ile paralel gerçekleşmiştir. Önümüzdeki yıllarda Döner Sermaye Katkı Payının artması ile yaratılacak olan bütçe olanağı ile bu artış devam edecektir. Ayrıca Üniversitemiz Yönetim Kurulunun Yayın Teşvik Programı ile ilgili olarak toplam 156 kişiye 59100 TL ödeme yapılacaktır. Öğretim elemanlarımızın bildiriyle yurtdışı toplantılara katılımlarında destek sınırı kaldırılmıştır. Kaç kez katıldığına bakılmaksızın bildiriye katılan öğretim elemanlarımıza , yurt dışında her toplantıya bildiriyle katılımı için destek verilmektedir. Öğrencilerimize dört farklı kariyer alternatifi sunmaktayız: Devlet, Özel Sektör, STK’lar ve Girişimcilik. Üniversitemizin girişimci yetiştirme konusundaki performansı girişimciler topluluğu olan TOBB tarafından da onaylanmış ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu’na ÇOMÜ sınırlı üniversitelerle üye olarak kabul edilmiştir. Gelecekte istihdamda, katma değerde, ihracatta, kısacası kalkınmada katkıları olan ÇOMÜ mezunu girişimcileri, ülkemizin ekonomik arenasında gözlemleme olanağımız olacaktır. 120’yi aşan öğrenci topluluklarıyla sosyal öğrenme, kendi kendine öğrenme, sorun çözme, ekip çalışmasına yatkınlık, farklı kişilerle bir arada olma, farklılıkları yönetme gibi becerilerin öğrencilerimize kazandırılması söz konusu olabilecektir. Bazı bölümlerimize mükemmeliyet merkezi bağlamında yaklaşmaktayız ve bu bölümlere kaynak kadro tahsisinde ortak yaklaşımın dışına çıkmaktayız: İlgili Bölüm ve Fakülteler: Japon Dili Eğitimi, Arkeoloji, Tarih, Sanat Tarihi, Jeoloji, Coğrafya, Fizik, Kimya, Biyoloji, Seramik, Ziraat Fakültesinin bölümleri, Ayvacık MYO Halıcılık ve Kilimcilik, Çan MYO Mekatronik, Seramik, Biga MYO Süt Ürünleri, Sağlık YO Afet Yönetimi, Su Ürünleri Fakültesi’nin Bölümleri, Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği. Bugün açılışını yapacağımız 122 cm. çaplı Türkiye’nin en büyük teleskobu Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi’mizce bu mükemmeliyet merkezi anlayışıyla alınmıştır. Teleskop DPT Projesi finasmanıyla 1 Milyon TL’ye Almanya’da imal ettirilmiştir. Bu teleskop aracılığıyla evrenin daha geniş olanaklarla gözlenmesi olanağı ortaya çıkacak, uluslararası yayınlar gerçekleşecektir. MYO’lara özel önem vermekteyiz. Ülkemiz sanayisinin gereksinim duyduğu nitelikte elemanların yetiştirilmesi için MYO’lara akademik kadro tahsisi, fiziki yapılanma, labaratuar tesisi konularında imtiyaz, ayrıcalık tanımaktayız. Öğrencilerimizin kent merkeziyle sosyal temasını temin amaçlarıyla aralıklarla Çanakkale’ye gelmelerini temin etmekteyiz. Kongre, sempozyum organizasyonu konularında oldukça yetkin bir üniversiteyiz. Ulusal ve uluslararası düzeyde Çanakkale değerlerine, Türkiye değerlerine duyarlı toplantılar organize etmenin yanı sıra, 2010 yılında Dünya Üniversiteler Kongresini organize edeceğiz. Eğitim-Öğretim, araştırma, kamu hizmeti sunmanın yanı sıra, üniversitelerin küresel sorunların çözümüne katkı vermeleri gerektiğini düşünmekteyiz. Bu bağlamda “küresel ısınma, küresel yoksulluk, küresel terörün önlenmesinde, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilmesinde üniversitelerin yeni rolleri neler olmalıdır?” temalı “Dünya Üniversiteler Kongresi” 20–24 Ekim 2010 tarihlerinde Üniversitemizce Çanakkale’de gerçekleştirilecektir. Üniversitemizin gelişimine katkı veren yöre milletvekillerine, Valiliğe, Belediye Başkanlığı’na, STK’lara, öğretim elemanlarımıza, öğrencilerimize, medya mensuplarına, Çanakkalelilere teşekkür ediyorum” dedi. Açılış törenine katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise ''Ulaştırmada Vizyon Projeleri'' konulu konuşma yaptı. Yıldırım, kendisine ilk dersi vereceğinin söylendiğinde çok heyecanlandığını belirtti. ''Ders vermek her baba yiğidin karı değil, hakikatten zor bir iş'' diyen Yıldırım, ''Biz olsa olsa ders vermek yerine, Türkiye'nin, Türk insanının ihtiyacı olan, büyük Atatürk'ün bize hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma, onun da ötesine geçme azmimizi olmazsa olmaz bir parçası, Türkiye'nin ulaşım ve iletişim alanında bugüne kadar yaptıkları ve 2023 hedefleri hakkında Ulaştırma Bakanı olarak yapılan çalışmaları paylaşabiliriz'' diye konuştu. Bakan Yıldırım, geçen hafta İstanbul'da 10. Ulaşım ve Haberleşme Şurası'nı topladıklarını anımsattı. Şuraya, bugüne kadar Türkiye'de belki de dünyada bu tür toplantılara, hiç görülmemiş şekilde rekor katılım gerçekleştiğine işaret eden Yıldırım, ''Bu şurada, Türkiye'nin 2023, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümündeki projeler ve hedefler masaya yatırıldı, değerlendirildi. Buradan ulaşımda ve iletişimde 160 öncelikli proje tespit edildi, onaylandı. Bir anlamda Cumhuriyetin 100. kuruluş yıl dönümü için ulaşım ve iletişimde yol haritamız, eylem planımız ortaya çıkarıldı'' dedi. Konuşmasının uzun sürebileceğini ve sıkınılan bir durum olması halinde kendisine söylenmesini isteyen Bakan Yıldırım, ''Önemli olan çok şey anlatmak değil, insanların anlatılanları istekle, şevkle izlemeleri, olaydan kopmamalarıdır'' şeklinde konuştu.Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Çanakkale, Türkiye'nin öznesidir. Çanakkale Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının temellerinin atıldığı, içinden deniz geçen nadir illerimizden bir tanesidir. Burası 'geçilmez' dedik. Memleketin doğusundan batısından, kuzeyinden güneyinden her mezhepten, her meşrepten insanlar akın akın geldi. Üniversite öğrencileri, lise öğrencileri okullarını bırakıp geldi. Burada omuz omuza mücadele ettik ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlık destanını bu topraklar yazdık. Onun için bu topraklar çok önemli, onun için bu topraklara, bölgelere hizmet etmek ayrı bir sorumluluk gerektiriyor.'' Her yıl 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi anma törenleri için yurdun her köşesinden 2,5 milyonun üzerinde insanın kente geldiğini, şehitleri anıp, onlar için Fatiha okuduğunu ifade eden Yıldırım, ''Elbette ki buralara hizmet, ecdadımıza, geçmişimize, bu ülkeyi bizlere emanet edenlere vefa borcumuzun bir gereğidir. Gelecek yıllarda da buraları için yapılan çalışmalar hızla artarak devam edecektir'' dedi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''Çanakkale Geçilmez'' denilen o tarihlerden günümüze geldiğinde, yine bakıldığında Çanakkale'nin geçilmezliğinin sürdüğüne işaret ederek, ''Düşmanı atmışız, bağımsızlığı kazanmışız ama Çanakkale'yi geçemiyoruz. Denizi var, deniz taşımacılığı yok, hava alanı var, hava taşımacılığı yok. Yolları var, geçiş vermiyor. Böyle bir Çanakkale...Tabiki hiç bir zaman, hiç birimizin arzu etmediği, kabul edemeyeceği bir Çanakkale'' diye konuştu. Deniz taşımacılığı konusunda Çanakkale'ye özel bir kanun çıkardıklarını anlatan Yıldırım, bunun üzerine Valilik emrine 25 trilyon gönderildiğini, 2 adet gemi satın alındığını, şimdi ise yenilerinin alınacağını ya da kiralanacağını ifade etti. Yıldırım, artık Çanakkale'de denizlerin kullanılmaya başlandığını, yüzlerin denize döndüğünü söyledi. Konuşmasında bir de müjde veren Yıldırım, ''Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni denizden ayrı düşünmek mümkün değil. Denizcilikle ilgili eğitim faaliyetlerine destek olması amacıyla bugün buraya elim boş gelmeyeyim, bir müjdeyle geleyim dedi. Size bir adet eğitim araştırma gemisi vereceğiz'' dedi. Bakan Yıldırım, Türkiye'nin oldukça avantajlı bir konumu bulunduğunu, ticaretin ana güzergahı üzerinde bulunduğunu, bunun da asırlardır süren bir gerçeklik olduğunu dile getirdi. Yıldırım, Türkiye'nin dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: ''2003 yılı öncesi dünyanın 26'ncı büyük ekonomisiydik. O zaman G-20'nin dışında kalıyorduk. Şimdi dünyayı bir mali krizle perişan eden ülkeler, günahlarını affettirmek için G-20 zirvesi diye bir şey geliştirdiler. Buraya Türkiye'yi de dahil ettiler. Çünkü 17'nci büyük ekonomiyiz. Küresel krizde katkımız olmadığı halde küresel krizin bertaraf edilmesinde her zaman olduğu gibi yine bize de görev düşüyor. Türkiyesiz bu işler hallolmuyor. Onun için Türkiye'de olsun dediler. Çünkü Türkiye zor zamanların ülkesi, Türk insanı zor şartların içinden nasıl çıkacağını bilen bir tabiata sahip.'' Yıldırım, Türkiye'den 52 ülkeye 2.5 saatlik uçuşla ulaşabildiğini, bunun dünyanın hiç bir memleketine nasip olmayan bir özellik olduğunu dile getirdi. Vatandaşın 24 saatlik yaşantısının Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluk alanı olduğunu dile getiren Yıldırım, ''Vatandaş gündüz hayatında, gece rüyasında bizimle meşgul. Yola çıkıp trafikte takıldığında Ulaştırma Bakanına bir selam gönderir. Telefonu çekmediği zaman bizi anmadan geçemez. Uçağı kaçırınca şüphesiz bizi anıyor. Dolayısıyla her zaman bizimle beraber, haşır neşir. Bundan da bir rahatsızlık duymuyoruz. Onların selam ve dualarıyla memlekete hizmet etmeye çalışıyoruz'' diye konuştu. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, imkan sağlandığında Türk insanının uçmanın konforundan, rahatlığından yararlanmasını bildiğini söyledi. Hava taşımacılığındaki tekeli kaldırdıklarını, Türk Hava Yolları (THY) dışındaki şirketlere yurt içinde tarifeli sefer yapmalarına izin verdiklerini, bu alandaki bazı vergileri kaldırdıklarını anlatan Yıldırım, tüm bunların sektörde müthiş bir itici güç haline geldiğini ifade etti. Yıldırım, vatandaşın artık uçağa biner hale geldiğini belirterek, ''Uçak seyahati üst gelir gruplarının tercih ettiği bir yoldu. Bu kavram artık ortadan kalktı. Şu anda Türk semalarında bir günde 3 bin 330 civarında uçak aynı anda uçuyor. Havada da trafik olmaya başladı'' dedi. Türkiye'nin 2023 yılında toplam 45 milyon yolcu kapasiteli terminal potansiyeli olduğuna işaret eden Yıldırım, bunun için terminal kapasitesini artırma yoluna gittiklerini bildirdi. Yıldırım, yap işlet devret modeliyle Ankara, İzmir, Antalya, Dalaman ve İstanbul'un bir kısmında süratle terminal ihaleleri gerçekleştirdiklerini, bunların ortalama 20 ay içinde tamamlandığını, böylelikle uçak terminal kapasitesini 2 katına çıkardıklarını ifade etti. Tüm bunları yaparken kamu kaynağı kullanmadıklarını vurgulayan Yıldırım, istihdama da ciddi katkı sağladıklarını söyledi. Yıldırım, Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerinde küçük gövdeli bölgesel uçak yapımını mutlaka kendi tipiyle gerçekleştirmesi gerektiğini, ayrıca uydu imalatı ile fırlatma rampalarını yapıp, başarması gerektiğini kaydetti. Yıldırım, Türkiye'nin 17 milyon 356 bin tonluk gemi filosu bulunduğunu, bunun da hatırı sayılır bir rakam olduğunu söyledi. Türkiye'deki 177 limanda elleçleme kapasitesinin 150 milyon ton, konteyner kapasitesi 5 milyon tonun üzerinde olduğunu belirten Yıldırım, kuru yük elleçleme kapasitesinin ise 314 milyon tonu bulduğunu dile getirdi. Yıldırım, ihracatın artığını, dolasıyla taşımacılıktaki rakamların da yükseldiğini ifade ederek, ''Denicilikte atılım yaptığımız alanlardan birisi de gemi yapımıdır. Son 5 yılda Türkiye gemi inşasında yaptığı atılımla dünya 23'ncüsü iken 5'nciliğe yükseldi. Türkiye'nin iddialı olduğu bir başka alan da her türlü yat inşasıdır. Bu alanda dünyada marka haline geldik'' diye konuştu. Türk boğazları dünyanın en uzun ve en riskli su yolları olduğuna işaret eden Yıldırım, bu bölgelerden herhangi bir kaza olmadan yılda 56 binin üzerindeki geminin emniyetle taşındığını söyledi. Yıldırım, yıllık 150 milyon ton ham petrol taşımanın ''yüzer bombaları'' boğazlardan geçirmek olduğunu belirterek, bunu da alınan tedbirlerle sorunsuz olarak yürütüldüğünü bildirdi. Bakan Yıldırım, Cumhuriyetin ilk yıllarında Büyük Atatürk'ün demir yollarına çok ciddi desteğinin olduğunu belirterek, yıllık ortalama demir yolu yapımının, 134 kilometre olduğunu söyledi. 1950'li yıllara kadar bunun sürdüğünü, 1951'den 2002 yılına kadar ise 18 kilometreye düştüğünü ifade eden Yıldırım, ''Demir yollarının ihmal edildiği konusunda başka bir şey söylemeye gerek yok'' dedi. 2003'te demir yollarına önem verilmeye başlandığını, hükümetlerinin, buna ciddi bir kaynak ayırdığını belirten Bakan Yıldırım, şu anda yıllık ortalama 88 kilometre yol yapıldığını kaydetti. Yıldırım, ''Daha Atatürk dönemine bile yaklaşmadık. Türkiye bu dönemde hızlı tren yapımını ve işletmeciliğini başardı. Dünyada 8. Avrupa'da 6. hızlı tren işletmeciliğine sahip ülkeyiz. Bu önemli bir şey. ABD'de hızlı tren yok. Yeni yapmaya başlıyorlar. Ama biz geçen mart ayında Ankara Eskişehir'i açtık. Dolasıyla Eskişehir ile Ankara birbirinin mahallesi gibi oldu.'' Binali Yıldırım, Türkiye'de şu anda 64 bin kilometre yol ağının bulunduğunu, buna köy ağlarının dahil olmadığını belirterek, 360 bin kilometre köy yolu ağının olduğunu söyledi. Araç muayene sisteminin çok titiz işlediğini, Avrupa'da bile bu sistemin olmadığını dile getiren Yıldırım, Türkiye'nin bu konuda çok başarılı olduğunu kaydetti. Yıldırım, bu projeyle bugüne kadar 5,5 milyon aracın muayeneden geçirildiğini, 2023 yılı hedefinin ise 32 bin kilometre bölünmüş yol olduğunu anlattı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bilgi çağında yaşanıldığını, bu çağda alın terinin yerini, akıl terinin aldığını söyledi. Teknolojik, bilgi çağının farklılıklar yarattığını anlatan Yıldırım, ''Artık, büyük yatırımlar, zahmetli alın teri ikinci planda kaldı, akıl teri devreye girdi. Bir bilgisayar, bir masa, bir de oturan yalnız adam çalışıyor, çalışıyor, üretiyor, milyonları bu ekrana bağlıyor. İşte bilgi çağı böyle bir şey'' dedi. Yıldırım, Türkiye'de okur yazar oranının istenilen seviyelere ulaştığını, büyükler küçükleri eğittiği sırada, bilgisayar okur yazarlığının ortaya çıktığını, şimdiler de ise küçüklerin büyüklere bazı bilgiler öğrettiğini dile getirdi. ''Bu da kıyamet alameti'' diyen Yıldırım, ''Türkiye'yi bilgi toplumu yapacağız. Bunu da gençlerle başaracağız. Şu anda 35 milyon civarında internet kullanıcısı var. 2023 yılı hedefinde nüfusun yüzde 80'i bilgisayar okur yazarı olacak'' diye konuştu. Türkiye’nin En Büyük Teleskobunu Açtı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım daha sonra, Üniversitemiz Ulupınar Gözlemevi’ne Almanya’da 1 milyon liraya yaptırılan 122 santimetre çapındaki Türkiye’nin en büyük teleskopunu hizmete açtı. Bakan Yıldırım Teleskop hakkında Gözlemevi Müdürümüz Prof. Dr. Osman Demircan’dan bilgi aldı. Haber ile ilgili fotoğraflara aşağıdaki internet adresinden ulaşabilirsiniz.


Bu Haber 302 Kez Okundu