Şu anda yürüttüğünüz uluslararası projeleriniz nelerdir?
Bulgarian Academy of Science (BAS) ve TÜBİTAK tarafından finanse
edilen projelerim aşağıdaki gibidir:
Uluslararası katılımlı iki ayrı projemiz var. Bunlardan biri;"Assessment
of atmospheric toxic metal pollution using moss biomonitoring in
Southern Bulgaria and Thrace region of Turkey, and contribution to
UNECE ICP 2005/2006 EU monitoring programme" dir. Bitirilme aşamasına
gelmiştir. Diğeri ise Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütüne (The Black
Sea Economic Cooperation) sunulan ve değerlendirme aşamasını geçmiş,
başkanlık onayına sunulmuş olan; “Revitalization of urban ecosystems
through vascular plants: assessment of technogenic pollution impact.
Metaphor: GARDEN CITY” projemizdir.
Birinci proje, TÜBİTAK’ın yapmış olduğu “İkili Anlaşmalar” programı
çerçevesinde Bulgaristan Bilimler Akademisi ile ortak yürütülen
çalışmadır. Hem TÜBİTAK hem de BAS tarafından desteklenmektedir.
İkinci proje BSEC tarafından desteklenecek ve projenin uygulaması
aşamasında Çanakkale Belediyesi imkânları ölçüsünde destekte
bulunacaktır.
Bu projelerin amacını ve ne tür bir çıktı beklediğinizi kısaca
anlatabilir misiniz
Her iki projenin amacı insan sağlığını önemli ölçüde tehdit eden
atmosferik ağır metal kirliliğinin belirlenmesi ve buna karşı alınacak
önlemlerin geliştirilmesidir. “Beklenilen çıktı” ifadesinden “nasıl
bir faydamız, karımız olacak ?” sorusunu anlıyorum. Cevap olarak
kısaca “İnsanların hastalanmasını önlemek, tedavilerini yapmaktan daha
ucuzdur” diyebiliriz. Bu durumda ekonomik, sosyal ve toplum
psikolojisi bakımından katkı değerini hesaplamak pek olası olmadığı
gibi çok büyük rakamlarla da ifade edilebilir.
Bu projenin başka iki önemli yanı ise;
Avrupa ülkelerinin katılımıyla 30 yıldır yapılan European Moss
Monitoring Program’ına bizim bu çalışmayla 2005/2006 programına 40
ülkeden biri olarak katılmamız ve sınırları aşan atmosferik kirliliğin
Trakya bölgesinde sadece kendi sınırlarımız dâhilinde değil komşumuz
olan Bulgaristan’ın büyük bir kısmını da kapsayan alanda çalışılıyor
olmasıdır.
Bu projelere Bulgarian Academy of Science (BAS)’ın katkısı ne
olmuştur?
İkili anlaşmalar çerçevesinde yürütülen projelerde taraflar, kendi
araştırmacılarının sunulan projede ihtiyaç duydukları alanlarda
destekliyorlar. Örneğin, ortak sunulan projenin yürütülmesi sırasında
bizim laboratuarımızda neye ihtiyaç varsa bu ihtiyaçları proje
dâhilinde TÜBİTAK’a sunuyoruz ve TÜBİTAK bunu destekliyor. Aynı durum
karşı taraf içinde geçerli, BAS’ta kendi araştırmacılarını
destekliyor… Projenin yürütüldüğü sırada karşılıklı bilgi alış verişi,
imkânları ortak kullanım amacıyla karşılıklı ziyaretler yapılmaktadır.
Bu ziyaretlerin giderleri yol ücretleri hariç misafir eden ülke
tarafından karşılanmaktadır. Uçak biletleri araştırmacının kendi
ülkesinin kurumunca verilmektedir. Karşılıklı bilgi alış verişi,
onları tanıma ve bundan sonraki ilişkileri devam ettirmek bakımından
önemli katkısı olmuştur. Aynı işleri yapan farklı ülke çalışanlarını,
çalışma sitillerin, bizden farklarını görmek ve kendimizle kıyaslamak
bazen kendimize olan güvenimizi artırdığı gibi bazen de biraz daha
çaba sarf etmemiz gerektiğini, kısacası silkinmemiz gerektiğini
göstermektedir. İmkân olsa da tüm araştırmacılar uzun ya da kısa
vadeli, her ne olursa olsun bir şekilde dış etkileşimlerde bulunsalar.
Her etkileşin, yeni ufuklar doğurmakta yeni kapılar açmaktadır. Bu
durum sadece bizim için geçerli değil diğer taraf içinde aynı şey söz
konusu.
Projeniz için finans sağlarken ne tür bir başvuru ve değerlendirme
aşamasından geçtiğinizi belirtir misiniz?
Her ki tarafın araştırıcıları beraber, projeyi oluşturup kendi
kurumlarına sunmaktadırlar. TÜBİTAK, yürütülecek projede araştırma
sırasında ihtiyaç duyulan şeyler varsa ve proje hakemlerce kabul
edilirse bu ihtiyaçları alacağını belirtmektedir. Bu nedenle karşı
taraftan bağımsız olarak ihtiyaçlar belirlenip, proje bütçesi
oluşturulmakta ve TÜBİTAK’a sunulmaktadır. TÜBİTAK, projeyi hakemlere
göndermekte, hakemler projeyi onaylarsa karşı tarafla temasa geçmekte
ve karşı tarafta kabul ederse proje uygulamaya sokulmaktadır. Bu yolla
şuanda yürüttüğümüz ve bitmek üzere olan projemiz kapsamında TÜBİTAK,
laboratuar ihtiyaçlarımızı karşılamada çok büyük katkıda bulunmuştur.
Uluslararası proje yapmak ya da projeye ortak olmak isteyen
araştırmacılara önerileriniz nelerdir? Sizce nasıl bir yol
izlenmelidir?
Bu işlemler TÜBİTAK tarafından çok kolaylaştırılmıştır. Yapılacak şey
TÜBİTAK web sayfasında ikili ilişkiler alanında açık çağrıları takip
etmek ve karşı tarafın araştırmacılarıyla anlaşarak proje oluşturmak
ve TÜBİTAK’a başvuruda bulunmak, projeyi sunmak. Avrupa birliği
projeleri ile karşılaştırıldığında bu başvurular çok çok kolay.
İçinden çıkılamayacak veya birilerinin yardımına ihtiyaç duyulacak bir
durum değil.
BSEC ye sunulan “GARDEN CITY” projesinde durum biraz daha farklı. Bu
projede altı ülke (Bulgaria, Greece, Romania, Russia, Serbia, Turkey)
yer almaktadır. Altı ülkenin araştırmacılarının ortak hazırladıkları
ve birinin yürütücülüğünü üstlendiği bir projedir. Her ülke
araştırmayı kendi ülkesinde uygulayacak, sağlanacak parasal destek
projeye katkı oranında bölüşülecek ve elde edilen sonuçlar
birleştirilecek ve sonuçta destekleyen kuruma sunulacak. Proje
herkesin katkısıyla oluşturuldu ve desteklemesi istenilen kurumun
sekretaryasına sunuldu. Sunulan kurum, projeyi kendi bilimsek
değerlendirme birimlerine gönderiyor ve gelen cevaba göre destekliyor
ya da reddediyor. Yukarıda da belirttiğim gibi, bizim projemiz
değerlendirme aşamasını geçti, başkanlık onayını beklemektedir.