YADYO: ÇOMܒnün Dünyaya Açılan Penceresi 28.02.2012


 

ÇOMÜ’de dil eğitimi, eğitimin odak noktasına kayan konuların başında geliyor. Yabancı Diller Yüksekokulu’ndan (YADYO) haberlerin sayısı gittikçe artıyor; zorunlu hazırlık sınıfları, konuşma kulüpleri, yeni hizmete giren dil laboratuvarları... Biz de ÇOMÜ’de yabancı dil eğitimiyle ilgili daha detaylı bilgiler almak, geçtiğimiz yıl itibariyle yeni binasında eğitim vermeye başlayan YADYO’yu daha yakından tanımak için YADYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hikmet Yavaş’ı ziyaret ettik ve YADYO’yu, YADYO’nun başındaki isme sorduk…
 
Hocam sizi ve YADYO’yu genel itibariyle tanıyabilir miyiz biraz?

1995 yılından beri ÇOMÜ’de görev yapıyorum. Biga İİBF Kamu Yönetimi öğretim üyesiyim ve 2011 Mayıs’ta da YADYO Müdürlüğü’ne atandım. Binamıza bu yıl yeni taşındık. Daha önce Anafartalar Yerleşkesi’nde Eğitim Fakültesi’ndeydik. Yeni binamıza taşınmamız kurumsallaştığımızı da gösteriyor. Herkesin gördüğü veya farkına vardığı şekliyle YADYO üniversitemizin göz bebeği yüksekokullardan bir tanesi olacak. Diğer üniversitelerle rekabette avantaj sağlayacağımız üstünlüklerden birisi yabancı dil olacak. Öğrenci bakış açısıyla düşündüğümüzde öğrencilerin ÇOMÜ’yü seçmesi için pek çok sebep olabilir. En önemli sebeplerden biri dil eğitimindeki üstünlüğümüz olsun istiyoruz. Hedefimiz; ÇOMÜ’deki tüm bölümlere yabancı dil hazırlık sınıfı koymak.
 
Hazırlık sınıfını yaygınlaştırma çalışmalarınız başladı mı yoksa henüz planlama aşamasında mı?

Başladı ve planlamalar da devam ediyor. Planlı bir şekilde büyüyoruz. Bu yıl itibariyle zorunlu hazırlık alan bölümlerimiz var. Altyapımızı geliştirme çalışmalarımız devam ediyor, edecek de. 714 olan öğrenci sayımız 2012-2013 öğretim yılı itibariyle 1500’e yaklaşacak. Böylelikle adım adım her bölüme zorunlu dil eğitimi gelecek.
 

YADYO, ÇOMÜ’nün Yabancı Dil Üssü Olacak
 

YADYO’yu İngilizce hazırlık sınıfıyla özdeşleştirmişiz aklımızda. Sadece İngilizce hazırlık mıdır? Başka neler yapar YADYO?

Sadece İngilizce değil; Japonca ve Almanca hazırlık sınıflarımız da var. Japonca hazırlıkta 60, Almanca sınıfında 48, İngilizce’de 606 civarında öğrencimiz var. Önceden fakültelerin katlarında bölünmüş yerlerde birkaç odada hazırlık eğitimi verilirken, şu an binamızın tamamlanmasıyla eğitimin büyük bir bölümünü bu merkez binamızda veriyoruz. Hedefimiz tüm öğrencilerimizi buraya toplamak. Bunun dışında Almanca olabilir, BİİBF’de olduğu gibi Arapça, Rusça olabilir; öğretim elemanı sayımıza göre başka dil eğitimleri de veriyoruz. YADYO’yu üniversitenin yabancı dil üssü haline getirmek istiyoruz. Bu çerçevede yabancı uyruklu öğrenciler de bu gelişimden istifade edecekler. Teach&travel modeliyle, Fulbright bursiyerleriyle, yabancı öğretim elemanlarıyla beraber burası küçük bir Birleşmiş Milletler havası da yakalayabilir.
 
Yani orta ve uzun vadede ÇOMÜ’ye eğitim almaya gelen her öğrenci bir yabancı dil bilerek çıkacak diyebilir miyiz?

Hedefimiz bu diyebiliriz. Dünyayla daha çok entegre olmak istiyoruz ve YADYO ÇOMÜ’nün dünyaya açılan bir penceresi olmalı diye düşünüyoruz. Yoksa herhangi bir yabancı dil bilmeden, sadece kendi içimizde iletişim halinde olan bir topluluk oluruz.
 
Bir zorunlu bir de isteğe bağlı hazırlık var ÇOMÜ’de değil mi?

Uluslararası ilişkiler, fizik, arkeoloji, turizm işletmecilik ve konaklama işletmeciliği, seyahat işletmeciliği, turizm rehberliği ile Gökçeada Meslek Yüksekokulu’ndan Dış Ticaret ve Avrupa Birliği bölümleri zorunlu hazırlık alıyor. 2012-2013 öğretim yılı itibariyle Tarih, Kamu Yönetimi, İngilizce Fen Bilgisi Anabilim Dalları ve bunların ikinci öğretimleri de dahil olmak üzere altı programa daha zorunlu hazırlık geliyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi’nin tüm bölümleri, İşletme, Bilgisayar Mühendisliği, Gıda Mühendisliği,Muhasebe, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksekokulu’nda Deniz ve Liman İşletmeciliği, Gökçeada Meslek Yüksekokulu’nda Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümleri isteğe bağlı hazırlık sınıfı için bize geliyor.
 
Bir bölüme hazırlık sınıfının açılmasına nasıl karar veriliyor?

Bir prosedürü var. Önce bölümler kendileri teklif ediyorlar. YÖK’ün bu konuda kriterleri var, YADYO olarak bizim de kriterlerimiz var. Bu kriterlerin tümünü sağlayan bölümler başvuruyorlar. Senatodan geçtikten sonra YÖK, ilgili bölümde hazırlık sınıfı açıp açmayacağına karar veriyor. Daha çok bölüme hazırlık sınıfının gelmesi, önümüzdeki dönem çok daha yoğun çalışacağımızı gösteriyor. Öğrenci sayımız artacak. Daha fazla öğrenciye hizmet vermek durumundayız. Belirlediğimiz vizyona yavaş yavaş yaklaşıyoruz.
 
YADYO olarak “ÇOMÜ’den dünyaya açılan pencere” olmaktan bahsettiniz; yurtdışıyla ilişkileriniz şu an nasıl?

Çeşitli projelerimiz var. Özellikle teach&travel modeliyle öğrencilerimizin ve personelimizin yabancı dil seviyelerini artırmak için yurt dışından hocalar getireceğiz; bunun altyapısını hazırlıyoruz. Koordinatörümüz Elbi İpek Biçer hocamız da bu konuda çok yoğun bir şekilde çalışıyor. Sanırım 2012-2013’ten itibaren ÇOMÜ ailesi yoğun bir şekilde yabancı hocalarla dil eğitimiyle tanışacak. ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, İngiltere, Filipinler gibi ana dili İngilizce olan ülkelerden gelecek hocalarla tüm öğrencilerimiz ve personelimiz yoğun bir İngilizce öğrenme sürecine girecekler diye düşünüyorum.
 
Teach&Travel modeli  nedir; bahsedebilir misiniz?

Nasıl work&travel gidip çalışıyorsunuz, geziyorsunuz, eğleniyorsunuz ve bir yandan da dil öğrenip farklı kültürler tanıyorsunuz; burada da bize anadili İngilizce olan eğitmenler gelecek. Bunun altyapısını biz sağlayacağız, ve onlardan yabancı dil öğrenimi konusunda ÇOMÜ ailesine ne aktarabilirseniz aktarın diyeceğiz. Onlar bize yabancı dil eğitimimiz için katkı sağlayacaklar, bu esnada da Türkiye’yi, Çanakkale’yi tanımış olacaklar. Pilot uygulama olarak 20 civarında öğretim elemanıyla başlamayı düşünüyoruz. Bu ülkelerin konsoloslukları ile ortak çalışmalarımız da devam ediyor.
 
Genel olarak ÇOMÜ’den çıkıp Türkiye’ye baktığımızda ÇOMÜ dil eğitiminde Türkiye’de kendi dengi olan eğitim kurumları arasında nerededir?

Kendi yaşıtlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde biz çok iyi bir konumdayız. Hocalarımızın hepsi kendi alanında uzman. Eğitim alanında herhangi bir sıkıntımız yok. Binamız altyapı olarak zaten pek çok üniversitede olmayan donanıma sahip.
 
Yeni yapılan dil laboratuarlarınız var sanırım; biraz anlatabilir misiniz bize?

Bakanlık ve YÖK bünyesindeki protokol işbirliği çerçevesinde kuruldular. Bununla ilgili iki hocamız Ankara’da hizmet içi eğitim aldı. Şimdi onlar da buradaki diğer hocalara programları öğretecekler ve yoğun bir şekilde onları da kullanmaya başlayacağız. Bir yıl hazırlık eğitiminin sonunda öğrencilerimizin yabancı biriyle karşılaştıklarında dertlerini anlatabileceği ve karşı tarafın ne demek istediğini anlayabileceği seviyede bir yabancı dil bilgisi verdiğimizde biz hedefimize ulaştık demektir.

Peki biraz yakından baksak hazırlık eğitimine. Öğrenciler buraya geldi hazırlık okumaya, önce bir sınav mı yapıyorsunuz onlara? Hazırlık eğitiminden bahsedebilir misiniz?

Öğrencilerimiz ilk geldiğinde önce bir oryantasyon toplantısıyla onlara bilgilendirme toplantısı yapıyoruz. Öğrencilerimize yüksekokulumuzu, tüm öğretim elemanlarımızı, kurallarımızı anlatıyoruz. Devam zorunluluğu burada çok önemli. Bizde dönemlik yüzde 20’dir devamsızlık hakkı. Birazcık farkındalığı artırmak amacıyla düzenliyoruz bu toplantıyı. Bir seviye tespit sınavımız var bizim. Bu sınavla öğrencilerimiz kendi düzeylerine göre ayrılıyorlar. Her biri kendi sınıfında eğitime başlıyor. Okuma, yazma, konuşma, dinleme olmak üzere farklı kategorilerde yetkinliklerini geliştirecek eğitimler alıyorlar. Bunun haricinde de, öğrencilerimizin boş vakit kavramını değiştirmek istiyoruz. Dikkat ettiyseniz çok sayıda ekran vardır bu binada, çalışma kabinlerimiz var, buralarda zamanlarını dolu dolu geçirmelerini istiyoruz. Çünkü yabancı dil öğrenimi biraz da en küçük bir zaman dilimini dahi boşa geçirmemekten geçiyor. Başka türlü olmuyor. Siz dili bıraktığınız vakit o sizi çoktan terk etmiş oluyor. O yüzden sürekli ekranlarımızda İngilizce konuşmalar, şarkılar, karikatürler, gramer bilgileri paylaşıyoruz. Kürşat Cesur hocamızın projesiyle her gün sabah 10’dan öğlen 2’ye kadar İngilizce öğretmenliği 3’üncü sınıf öğrencileriyle okuma saatleri düzenliyoruz. Orada okumak üzere her türlü doküman bulunuyor, ayrıca İngilizce öğretmenliği öğrencilerine derslerinde takıldıkları konuları da sorabiliyorlar.
 
En sonunda bir de hazırlık sınıfının sonunda bir sınav yapıyorsunuz öğrencilerinize, tüm bu çalışmaların neticesi en iyi orada görünüyor olsa gerek. Nasıl sonuçlarla karşılaşıyorsunuz?

Genellikle hazırlık sınıflarında devam şartlarını tam anlamıyla yerine getiren arkadaşlarımız muafiyet sınavında çok fazla zorlanmıyorlar. Yüzde 90’a yakını sınavda başarılı olup kendi bölümlerinde eğitimlerine başlıyorlar. Ama şöyle bir durum da var; senenin başında bizi kazanıp gelen öğrencilerimizden seviye tespit ve muafiyet sınavına hiç girmeyen var. Muaf olup gitmektense hiç sınava girmeden bir yılını burada hazırlık okumak için kullanan arkadaşlarımız çoğunlukta.
 
Çok teşekkür ederim hocam bize vakit ayırdığınız için…

Ben teşekkür ederim.
 


Röportaj: Aslı Topsoy

Editör: Öğr. Gör. Öznur B. Doğangün

Konu ile ilgili fotoğrafa bakmak için aşağıdaki linke tıklayınız.
 
   Tarih 28.02.2012 
  Ayrıntılar
   Web http://album.comu.edu.tr/comualbum/thumbnails.php?album=164
 
KampüsFM-Canlı Dinle